Bergama doğumlu Hüsnü Şenlendirici, beş yaşından beri klarnet üflüyor. Yabancı caz müzisyenlerinin Turkish Miles Davis” dediği trompet ustası Ergün Şenlendirici’nin oğlu. Sadece babası değil, dedeleri Hüsnü Şenlendirici (klarnet, trompet) ve Fahrettin Köfeci (klarnet) de müzisyen. Konservatuarda eğitim gördükten sonra babası Ergün Şenlendirici’nin gurubu Laço (Roman dilinde yakışıklı anlamına geliyor) ve Okay Temiz’le yurtdışında bir çok festivallere katılan Şenlendirici, 1996 yılında New York’lu acid jazz, funk topluluğu Brooklyn Funk Essentials ile ortak bir albüm ve konser yapmak amacıyla Türk Müziği enstrümanlarını çalan 13 kişiyle ünlü Laço Tayfa’yı kurdu. Bu ortaklıktan doğan “İn The Buzbag” isimli albüm büyük ilgi gördü. 2000 yılında ilk solo albümü “Bergama Gaydası” dünyanın en prestijli etnik müzik plak şirketlerinden biri sayılan Traditional Crossroads tarafından tüm dünyada dağıtıldı. Türk Müziğini yurtdışında tanıtmak ve daha geniş kitlelere sevdirmek amacıyla beş kişilik ‘Hüsnü Şenlendirici ve Saz Arkadaşları’ adıyla bir grup daha kuran sanatçı, her iki gurubuyla da yurtiçi ve yurtdışında konserler verdi. Turizm Bakanlığı’nın teklifiyle EXPO 2001-Hannover-Almanya’da, Mayfest festivali, Mayıs 2002′de A.B.D.-New York-Central Park Konseri, Temmuz 2002′de, 9. Uluslararası İstanbul Caz Festivali konserleri, T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla 2002 yılında gerçekleşen ‘Anadolu Güneşi’ projesi, Aya İrini’de Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası ile ve Adana Senfoni Orkestrası ile solist olarak konserler bunlardan bir kaçı. Babylon’da sıklıklasahne alan ve klarnete uzaktan bakan kitlelere klarneti sevdiren Şenlendirici, TV dizi, film ve reklam müzikleri de yapıyor. Bir yandan da TRT 2′ de yayınlanan “Dünyanın Türküsü” isimli programı sunuyor.
Şenlendirici’nin Hüsn-ü Klarnet isimli albümünde Fikret Kızılok şarkısı ‘Kumsalda’dan tutun da; Sezen Aksu’nun ‘İstanbul İstanbul Olalı’, Livaneli’nin ‘Leylim Ley’, Neşet Ertaş’ın ‘Tatlı Dillim’, Türk Müziği klasiklerinden ‘Kimseye Etmem Şikayet’ ve Atatürk’ün derlenmesini sağladığı “Bülbülüm Altın Kafeste” şarkısıyla birlikte 11 parça yer alıyor. Albümü anlatmak mümkün değil, anlamak için alıp dinlemek gerekiyor. Şenlendirici, konser performanslarında olduğu gibi bu albümde de klarneti çalmıyor, adeta klarnetiyle bir bütün olup, evrenin gizemini notalarla ruhunuza üflüyor. Sanatla soluk alan Şenlendirici ile albüm ve klarnet üzerine konuştuk.
Beş yaşından beri klarnet çalıyorsunuz. Klarnet sizin için ne ifade ediyor?
“Klarnet çalmak için görevlendirildiğimi düşünüyorum. Müzikal yapı, revaçta olan müzikler ve onlara bağlı enstrümanlar döngüsel olarak her dönemde değişir. Biri öne çıkar, diğeri geri kalır. Müzik tarzlarının başına gelen durumlar da böyledir. İçinde bulunduğumuz dönemde de sivrilmesi gereken enstrüman klarnetmiş demek. Bu görevinde bana verildiğini düşünüyorum. Türkiye’de de insanlar aynı şeyleri dinlemekten sıkıldı artık ve farklılık arıyorlardı. Benim müziğim ve tarzım da insanlara farklı geldi ve sevdiler şükürler olsun. Ancak bu albümün 24 yılın eseri olduğunu vurgulamak isterim..