->

Türkmax kanalında Hülya Avşar Stüdyosu’na konuk olan Birol Güven, dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan dizicilik anlayışının Türkiye’de yaşandığını söyledi.
Dizilerin ortalama 90 dakika olmasından kaynaklı sorunları anlatan Güven, normalde bireysel bir iş olan senaristliğin mecburiyetten ekipçe yapılan bir iş haline geldiğini de vurguladı.
Yapımcı ve senarist Birol Güven, televizyonların dizi anlayışları, yaşanan sorunlar ve gelinen noktayı şöyle değerlendirdi:
SENARYOYU ARTIK EKİPLER YAZIYOR
“Bize özgü bir dizicilik var. Dünyanın başka bir yerinde olmayan ve sadece Türkiye’de olan bir anlayış var. Ortalama 90 dakika diziler yapılıyor. Çok uzun. Böyle olunca da her şey de bu süreye göre belirleniyor ki ekipler yazmak zorunda kalıyor. İşin özelliğine bakınca aslında bireysel bir iştir senaryo yazmak. Bütün sanat dallarına baktığımızda da böyle. Özünde bir kişinin yazması doğrudur. Bu benim kişisel görüşüm. Ben uzun süre tek başıma yazdım. Ancak artık ekiple yazıyoruz. Çünkü bir kişinin yazacağı bir iş değil artık dizi yazmak. Hatta 2 yönetmenle çalışılan diziler var artık. 20-22 saat çalışıyor insanlar. Uyku falan da yok.
DİZİLERİ UZATMAK İÇİN KLİŞE SAHNELER YAZILIYOR
Sürenin 90 dakika olması nedeniyle artık diziyi uzatma sanatı başladı. Biz nasıl diziyi uzatabiliriz? diye düşünüyor senaristler. Diziler tuttuktan sonra maalesef bir anonim hikaye bankası oluştu. Biz dahil herkes onları yapıyor. Adam hastalanır, yoğun bakıma girer, birisi kaçırılır, fidye istenir vs…
90 dakika yazmak zaten zor; her hafta 90 dakika yazmak daha da zor. Senarist de doğal olarak klişelere düşüyor. Klişeleşmiş benzer sahneler yazılıyor. Yapmayalım diyelim ama mecbur kalıyoruz biz de yapıyoruz.
BU TİCARİ VE TEKNİK BİR MESELE
Bence ideali 45 dakika. Bu tabi reklam düzenlemeleriyle de alakalı. Herkes 45 dakika dizi yapmak istiyor ama bunun çok teknik ve ticari sorunları var. Onlar halledilemiyor. 90 dakika olacak ki 4 kuşak reklam girebilsin. Bu sürelerle çok kaliteli dünya standardında dizi yapılamaz. 1-2-3 bölüm yapılıyor sonra mecbur klişelere düşmek zorunda kalınıyor. Ekip de tabi ki çok yoruluyor.
TÜRK İZLEYİCİSİ SADIK
İnsanlar sıkılıyor fakat Türk insanının bir sadakati var dizilere. Uzun olduğunda daha çok izliyorlar. Bu dönemde yarışmalar, farklı tarz programlar daha çok izlenmeye başlandı. Sitcomlar dünyada da bitmişti. Ancak ben artık sitcom da yapılacağını düşünüyorum. Bu kadar ağır dramalar da bir yere kadar izlenebilir. Komedinin de olması gerekiyor. İnsanlar bu kadar ağır dramatik dizinin arasında bir de komedi arıyor. Televizyon çok dinamiktir
Kaynak: televizyongazetesi.com
“arka sıradakiler“in oyucusu olan İBO`YAbayılıyorum
Leave a Reply