->

BaÅŸrollerini (altta, soldan saÄŸa) Pekcan TürkeÅŸ, Soner Arıca, Aydan Åžener, Ferdi Akarnur, Abdullah Åžahin ve Sümer Tilmaç’ın paylaÅŸacakları oyunda, saÄŸlığı elverirse Erol Günaydın da rol alacak ve kantocu bir helacı kadını canlandıracak
Aristokrat geçinenler bu oyunu izlemeye gelmesin!
Sadık Åžendil’in ‘Çılgın Yenge’ adlı oyununu sahneye koyan Sümer Tilmaç ve Abdullah Åžahin: Biz halk için tiyatro yaparız. AfiÅŸe ‘Kendini aristokrat sananlar bizi izlemesin’ diye yazacağız!..
Abdullah Åžahin Halk Tiyatrosu, 1970 ve 1982 yıllarında sahnelendiÄŸinde izlenme rekorları kıran Sadık Åžendil’in ‘Çılgın Yenge’ adlı eserini yeniden tiyatroseverlerle buluÅŸturuyor. Oyunu Sümer Tilmaç ile birlikte sahneye koyan Abdullah Åžahin, eserin öyküsünü şöyle özetliyor: “Oyunda Kayserili tutucu bir amcanın ölen kardeÅŸinden kalma mirası yeÄŸenlerine paylaÅŸtırmak için, İstanbul’a gidiÅŸi anlatılıyor. Dejenere bir hayat sürdükleri için mirası yeÄŸenlerine vermek istemeyen amca, kaza geçirip bir homoseksüelin kanını aldıktan sonra kiÅŸilik deÄŸiÅŸtiriyor ve komedi baÅŸlıyor.”
ŞENER İLK KEZ SAHNEDE!
Oyuna ismini veren ‘çılgın yenge’ karakterini Aydan Åžener canlandırıyor. Åžener; hem ilk defa tiyatro sahnesine çıkacak, hem de komedi yapacak olmanın heyecanını yaşıyor. Oyun için albüm çalışmalarını erteleyen Soner Arıca’nın heyecanı da Åžener’inki ile yarışacak cinsten… ‘Çılgın Yenge’ ekibini provada yakaladık ve Tilmaç ile Åžahin’in, coÅŸkuları gözlerinden okunan genç oyuncularına, ‘Sessiz olun kıskançlar! Burada oyunu anlatıyoruz’ ÅŸeklindeki takılmaları eÅŸliÄŸinde, keyifli bir sohbete yelken açtık…
* Sümer Bey, Abdullah Bey gibi siz de oyunda rol alacak mısınız?
Sümer Tilmaç: Durumum Abdullah Bey’le iliÅŸkilerime baÄŸlı. İliÅŸkilerimiz sorunsuzsa oynatıyor beni.
* Bu sorunun yanıtını sizden alalım o halde Abdullah Bey…
Abdullah Şahin: Eee, oynama ihtimali var. (Kahkahalar) Oynamayacaksanız adınızı afişe yazmayalım Sümer Bey. Halk afişte adınızı görüp, sizi sahnede bulamazsa üzülür.
S.T.: Benim ismimi boÅŸverin de, ‘Kendini aristokrat zannedenler bizi izlemesin’ diye bir ifade koymayı düşünüyoruz oyunun afiÅŸine.
* Neden yapacaksınız bunu?
S.T.: Çünkü bu, aktörün çok iyi bir plastik malzeme olduğunu gösteren bir halk oyunu. Diğer oyunlarda bunu göremiyoruz. Mesela Shakespeare ile benim aram pek iyi değil. O beni sevmiyor, ben de onu. Öyle aristokrat oyunlardansa, halkın anlayabileceği oyunlar sahnelenmeli.
A.Åž.: Bir dönem sinemacılar Atilla Dorsay’a film beÄŸendirmek ve kendilerini piyasada kahraman ilan etmek için, seyircinin hiçbir ÅŸey anlamadığı filmler çekerlerdi. Åžimdi de bazı tiyatrolar sadece kendileri için oyun sahneliyor. Halk oynadıkları oyunlardan bir ÅŸey anlamıyor. Ortaya aristokrat bir tiyatro çıkıyor. Biz bunu sevmiyoruz ve halk tiyatrosu yapıyoruz. Seyircinin sahnede kendi hayatından kesitler bulması ÅŸart!
* ‘Çılgın Yenge’ çok eÄŸlenceli bir oyun. GeçtiÄŸimiz yıllarda sahnelendiÄŸinde çok ses getirmiÅŸti…
S.T.: Oyun eğlenceli, biz de eğlendiriciyiz. Komedi izlemeye gelen seyircinin bir kısmı gülmeye, bir kısmı da gülmemeye şartlanmıştır. Gülmemeye gelen insanı kolay açamazsınız. O yüzden komedi yapmak zor.
ŞEN VE YÜCEL TOSLADI
* Seyirci sizleri çok iyi tanıyor. Dolayısıyla sizi izlemeye gülmeye ÅŸartlanmış olarak geleceklerdir…
S.T.: O çok kötü bir ÅŸey iÅŸte. EÄŸer gülmeye ÅŸartlanarak gelir ve gülmeden giderlerse, o zaman ben Shakespeare oynamaya baÅŸlarım. Åžener Åžen ve UÄŸur Yücel bunu yaÅŸadı. İkisi geçmiÅŸte, Antalya’da bir oyun sahneye koydu. Onları izlemeye 10 bin kiÅŸi gitti ama oyuna kimse gülmedi. İnsanların bir kısmı, “İhtiyaçları olduÄŸunu bilseydik, onlara çekle para yollardık. Buraya kadar yorulmalarına gerek yoktu” bile dedi. İkisi de, ‘Biz ne yaparsak yapalım, kıçımızı kurtarırız’ diyorlardı ama kurtaramadılar. O zaman onlara, “Oyunun sonunda Türk bayrağı açın da alkış olsun” demiÅŸtim. “Ben yaparım” demekle olmaz bu iÅŸler. ‘Seyircinin eline ne yaparsak onu veririz, onlar da bizi bildiklerinden her verdiÄŸimizi alır’ diye düşünüp, duvara tosladılar. Yok öyle numara! Yemezler artık o numaraları!
* Aydan Hanım, bu sizin ilk tiyatro deneyiminiz olacak…
Aydan Åžener: Evet. Tiyatroyu yıllardır çok istiyordum. Bu doÄŸrultuda çok görüşmem oldu ama hiçbir oyunu beÄŸenmediÄŸim için artık bu hayalimin gerçekleÅŸemeyeceÄŸini düşünüyordum. Ama ‘Çılgın Yenge’ye, tekstini okuduÄŸum anda bayıldım.
AŞKIMIZA KADİR İNANIR!
* Neden bu oyunda Aydan Hanım’la birlikte çalışmak istediniz?
S.T.: Kendisi çok baÅŸarılı, çok masum bir yüzü var. Ruhunun güzelliÄŸi dışarı yansıyor. Tiyatroda rol yapılmaz, insan kendini yansıtır. Bu yüzden tiyatro sahnesi tam ona göre. Bence çok baÅŸarılı olacak. Kendisi bizimle çalışmayı kabul ettiÄŸinde, Abdullah Bey’le ortak bir karar aldık. İkimiz de Aydan Hanım’ı birbirimizden kıskanmayacağız. (Kahkahalar) Hangimize daha iyi davrandığı, aramızda bir sorun yaratmayacak.
A.Ş.: Aydan Hanım yıpranmamış, ismi dedikodulara karışmamış biri.
S.T.: Bundan sonra karışacak inşallah. (Kahkahalar)
Aydan Åž.: Aman yok! ‘İnÅŸallah’ yerine ‘Allah korusun’ diyelim!
S.T.: Bakın Abdullah Åžahin, Aydan Hanım aramıza katıldıktan sonra saçlarını iyice beyaza boyattı. Antonio Banderas’ın yaÅŸlılığına benzemeye çalışıyor kendisi. (Gülüyor)
Aydan Ş.: Siyaha da değil, beyaza boyattı yani öyle mi? (Kahkahalar)
S.T.: Böyle dedikodular çıkaralım ki manşet olalım. Ben reklam için kayınvalidemin poposunu ısırmayı bile düşünüyorum. Yeri gelmişken söyleyeyim Aydan Hanım; dedikodu da olsa adımızın çıkması beni çok mutlu eder. Oyuna faydalı olur, hem size de hiç zararı dokunmaz. Kim inanır ki bizim aramızda bir şeyler olduğuna!
A.Ş.: Kadir İnanır! (Kahkahalar)
Oyun yine gişe rekorları kıracak
* Müjdat Gezen: Ben oyunda 40 yıl önce oyuncu olarak yer almıştım. O dönem, İlhan Daner Kayserili amcayı, ben de onun oÄŸlu Zeynel Abidin’i canlandırıyordum. Sonra ses tellerimdeki bozukluk nedeniyle rolümü Abdullah Åžahin’e devrettim. Seneler sonra, bu kez Abdullah amca rolüyle sahneye çıkacak. Ben de rejiye destek olacağım. Oyunun yine çok ses getireceÄŸini düşünüyorum. Aydan Åžener ve Soner Arıca’nın tiyatro sahnesine çıkacak olmaları da beni çok heyecanlandırıyor. Tiyatro sahnesi herkese açık bir er meydanıdır. Eminim onlar bu meydandaki sınavlarını alınlarının akıyla vermeyi baÅŸaracaklar.
* Pekcan Türkeş: Ben oyunda amcanın yeğenlerinin kaldığı pansiyonda görevli olan bir adamı canlandırıyorum. Konuşurken garip sesler çıkaran bir yan figür. Bu, çok neşeli bir oyun. Günümüzde de birarada var olan dejenere ve tutucu yaşamlar arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor. Millet olarak böyle bir oyuna, bu tarz bir komediye ihtiyacımız vardı.
* Ferdi Akarnur: Oyunda Kahraman adlı bir eÅŸcinseli canlandırıyorum. Kahraman, muhafazakar bir eÅŸcinsel. Biz bu deyimi Cemil İpekçi’den öğrendik. Tüm eÅŸcinseller gibi bizim de çıkış noktamız Cemil İpekçi! Kayserili amcaya kanımı verince, o da bana benziyor. Oyun, geçmiÅŸte sahnelendiÄŸinde çok tutmuÅŸtu. Eminim yine çok iyi bir giÅŸe
Rüyalarımda antre kaçırıp duruyorum
* Oyunda iki farklı karakteri canlandırıyorsunuz…
Aydan Şener: Evet. Biri çılgın bir eski şarkıcı. Diğeri; çarşaflı bir kadın. İkisini de çok seviyorum.
* İlk defa bir komedide oynayacaksınız, değil mi?
Aydan Ş.: Evet. Bundan önce hep dramalarda rol aldım ama komedi beni korkutmuyor. Ben komik insanlarla birlikte olmayı severim. Espri yaparım, şaka kaldırırım. Tek sorunum; prova yapmaktan hoşlanmamam ve gerçek performansımı provada gösterememem. Günlerdir her gece rüyamda sahneye çıkıyorum, antreyi kaçırıyorum, sözlerimi unutuyorum. Bu 10-15 gündür her gece oluyor. Çok heyecanlıyım ama her şeyin çok güzel olacağını da biliyorum. oluyor. Çok heyecanlıyım ama her şeyin çok güzel olacağını da biliyorum.
* İlk defa mı tiyatro yapıyorsunuz?
Daha önce Bursa’da özel bir tiyatroda ‘Love Story’yi oynamıştım. Ama o, çok kısa süren bir serüvendi. Bu oyun için Abdullah Åžahin’den teklif gelince hemen kabul ettim. Çok heyecanlıyım, benim için çok farklı bir deneyim olacak.
* Hangi karakteri canlandırıyorsunuz?
Amcanın yeÄŸeni ‘Fikret’i. Bu, beni ÅŸarkılarımla sevenler için ÅŸaşırtıcı bir rol olacak. Çünkü Fikret hippi ruhlu, gününü gün etmek için yaÅŸayan bir adam.
DARISI MÜZİKALE
* ‘Fikret’ hiç mi benzemiyor size?
Aslında benziyor. Ben Kova burcuyum ve burcumun özgürlükçü ve değişken yanına yakınım. Hippivari bir yanım var. Statik bir hayatı seviyor gibi gözüksem de, aslında dinamikliği de çok severim.
* Hedefleriniz arasında bir müzikalde rol almak da var mı?
Benim için son nokta bir müzikalde rol almaktır. Tiyatroya başlamamın nedeni de buydu. Bu oyun, o sonun başlangıcı benim için. Çok da yakışırım bir müzikal sahnesine!
Kaynak: Sabah.com.tr
