->

Hem basketbolcu, hem manken hem de oyuncu
Dudaktan Kalbe dizisinin başrol oyuncusu eski manken Burak Hakkı, yüksek lisanslı bir ekonometrist. İsviçre’de burslu okumaya hak kazandığı ekonometri yüksek lisansını, okulu beğenmediği için yarıda bırakmış. Babası ise onun eğitimini bitirince Kadıköy’deki dükkanlarını işletmesini istiyormuş. Fakat o mankenliği seçmiş. Şimdi ise oyunculuk yapıyor.
‘Babam dükkanını bana devretmeyi düşünüyordu ama ben oyuncu oldum’
ReÅŸat Nuri Güntekin’in romanından uyarlanan Dudaktan Kalbe dizisinin baÅŸrol oyuncusu Burak Hakkı, mankenlikten oyunculuÄŸa geçen bir isim. Hakkı, 5 yıllık oyunculuk kariyeri boyuncu kendini farklı rolleri canlandırarak denediÄŸini, geliÅŸtirdiÄŸini söylüyor. Aslında yüksek lisanslı ekonometrist olan Hakkı’nın, oyunculuk gibi bir hayali yokmuÅŸ. Gelen yoÄŸun teklifler üzerine ünlü ÅŸarkıcıların kliplerinde rol alarak oyunculuÄŸa baÅŸlayan Hakkı, son olarak bir korku filmi olan Semum’da rol aldı. Kurtlar Vadisi’nde oynayan manken Sema ÅžimÅŸek’le evli olan Hakkı, evliliklerine nazar deÄŸeceÄŸinden korktuklarını söylüyor.
Mankenlikten oyunculuğa geçiş nasıl oldu?
Oyunculuğa dair herhangi bir merakım yoktu. Hatta küçükken beni videoya çekerlerdi, hiç hoşuma gitmezdi. Okul hayatım boyunca spor dışında hiçbir etkinlikte de bulunmadım. Utangaç bir çocuktum. Ortamın dejenere olması ve iş kalitesinin düşmesi sonrası mankenliğe hevesim azalınca oyunculuğa başladım. Zaten mankenliğe başladığım ilk yıllardan beri oyunculuk teklifleri geliyordu. Tabii bunca tiyatro sanatçısı ve yetenekli bir dolu insan varken mankenlere teklif gitmesi çok ilginç. Galiba seyirci daha güzel kadın ve yakışıklı erkek görmek istiyor. Başlarda uzun süre teklifleri kabul etmedim. Oynayamadığımı düşünüyordum, ama artık oyunculukta kendimi yetiştirmeye çalışıyorum. Her geçen gün daha iyi olduğumu düşünüyorum. Şimdi oyunculuğumu beğeniyorum. Kendime 100 üzerinden 55-60 veririm.
Ekonometri mezunusunuz ve İsviçre’de burslu lisans yapmaya hak kazanmışsınız. İstanbul Üniversitesi’nde birinci olarak yüksek lisans yapmışsınız. Mankenlikle bu eÄŸitim kariyeri pek düşünülemiyor.
O dönemde sadece ben deÄŸil, erkeklerin yüzde 90′ı üniversiteliydi. Kadınların eÄŸitim seviyeleri biraz daha aÅŸağıdaydı. Çünkü onlar daha küçük yaÅŸta mankenliÄŸe atılıyorlar ve iyi paralar kazanmaya baÅŸlayınca okumuyorlardı. Hem onların iÅŸ potansiyelleri daha çok. Biz hem okuyup hem mankenlik yapıyorduk. Üniversitedeyken babam Kadıköy’de ticaretle uÄŸraşıyordu. Ben de babama dükkânında yardımcı oluyordum. Babam iÅŸini ileride bana devretmeyi düşünüyordu. Hem üniversite okuyordum hem de birinci ligde Ülkerspor’da profesyonel basketbol oynuyordum.
Bu durumda mankenliğe nasıl başladınız?
Bir dergide mankenlik ajansının reklamını gördüm. Merak ediyordum sadece nasıl bir ÅŸey görmek istedim. İlk iÅŸimde yazlık bir yerde 15 gün süren bir çekim yaptık. Çok keyifliydi. Bir anda çok iyi para kazandım. Okulla beraber mankenlik yaptım. İsviçre’ye gittiÄŸimde de mankenliÄŸe devam ettim.
İsviçre’den okul bitmeden neden döndünüz?
Okulu beÄŸenmedim. Okul beklentilerimi karşılayamadı. Döndükten sonra İstanbul Üniversitesi’nin ekonometri yüksek lisans sınavına girdim. Birinci olarak kazandım fakat devam edemedim. MatematiÄŸi çok seviyorum. Hâlâ dahi matematikle uÄŸraşıyorum. Bilgisayarımda birçok kendi yaptığım program var. Ekonometri ilginç ve keyifli bir meslek. Borsacılar, bankacılar, yatırım planlama yapanlar ve bir ÅŸirketin on yıl sonraki planlamasını yapanlar ekonometri bilimini kullanır.
Mankenler ve oyuncular arasında ömür boyu süren evlilikler çok az hatta yok gibi. Evliliğinizin uzun süreli olmasının sebebi nedir?
İki tarafın da birbirini iyi tanıması. Sema’yla 1993′ten beri tanışıyoruz ve evlenene kadar çok iyi bir arkadaÅŸlık sürecimiz oldu. Bunun dışında da Türk aile geleneklerine uygun hareket ettik. Evlenene kadar aynı evde yaÅŸamadık. Evlenmenin gerçekten ‘ev’lenmek olması için. Her ÅŸeyi düzgün yaÅŸamaya çalıştık. İkimizin de birbirine saygısı var. İkimiz de iyi aile terbiyesi aldık. Etrafımızda bizi bozmaya çalışanlar olabilir. Daha çok kapalı bir hayat yaÅŸamayı tercih ediyorum. Bir kere dekorasyon dergisi için çok rica etmiÅŸlerdi. O çekimlerden sonra evimin özel olduÄŸunu düşündüm ve bir daha evimde basın olmayacak. Her arkadaşımız evimize gelemez. Böyle kurallarımız var. Dostumuz baÅŸka, arkadaÅŸlarımız ve tanıdıklarımız baÅŸka.
Oğlunuz hayatınızda neleri değiştirdi?
Uyku düzenimiz, hayata bakışımız değişti. Keşke daha önce çocuğumuz olsaydı diyoruz. Şimdi iki- üç tane çocuğumuz olurdu.
Bebeğin bakımı için yardım alıyor musunuz?
Kimseden yardım almıyoruz, biz bakıyoruz. Kitaplar okuyoruz. Takıldığımız yerde doktoruna danışıyoruz. Çocuk sevgiyle büyümeli.
Peki evlilik, hayatınıza ne kattı? Mesleki itibarınızı artırdı mı mesela?
Evet, itibarımızı artırdığı doÄŸru. Biz evlenirken ünlü bir koreograf ve bir organizatör, “Sakın evlenmeyin. Hayran kitlen azalacaktır.” dediler. O zaman mankenlikte üst noktadayım. Ama bunun saçma olduÄŸunu düşündüm. Biz böyle mutluyuz. İnsanlar bizi gördüğünde ya dizilerimizdeki oyunumuzu ya da evlilik hayatımızı çok beÄŸendiklerini söylüyorlar. Biz de nazardan korkuyoruz. Uzak durmaya çalışıyoruz açıkçası. Sürekli nazar duası okuyoruz.
Eşiniz de mankenliğin yanında oyunculuk yapıyor. Siz mi yönlendiriyorsunuz?
O, oyunculuğa benden daha hevesli. Onun şanssızlığı çok uzun boylu olması. 1,81 cm boyunda. Benim için de boy çok sorun. Bazen keşke 5-6 santim kısa olsaymışım diyorum.
Kaynak: Cumaertesi.zaman.com
