->

İçimdeki kadınları oyunculuğumla patlatıyorum!
‘Avrupa Yakası’ndaki Selin rolü ile izleyicinin gönlüne taht kuran Evrim Akın ÅŸimdi ise ‘Bez Bebek’ dizisinde Nana’yı canlandırıyor. İçinde birçok kadın olduÄŸunu anlatan Akın, oyunculuÄŸu bu yüzden seçtiÄŸini söylüyor: Asıl amacım fark edilmekti…..
Üç yıl oynadığı ‘Avrupa Yakası’nda canlandırdığı deli dolu Selin karakteri ile milyonların diline “Oha falan oldum”, “Kal geldi” gibi cümleleri yerleÅŸtiren Evrim Akın, ara verdiÄŸi televizyona üç ayrı proje ile geri döndü. Altı aylığına Amerika’ya gidip dil öğrenen ve ruhu için ‘mola’ alan Akın ÅŸimdi ‘Kocakafalar’, ‘Bez Bebek’ ve ‘Fort Boyard’ ile ekranlarda… Akın ile Zeynel Abidin AÄŸgül’ün stüdyosunda kendisi için fotoÄŸraf çekimi yaptırırken buluÅŸtuk…
* Evrim Akın, biraz önceki seksi pozları veren kadına mı, yoksa ‘Bez Bebek’teki masum kız Nana’ya mı daha yakın?
İçimde var ki bunları yansıtabiliyorum. Benim içimde bir tane kadın yok, birçok kadın var. Belki de bu yüzden oyunculuğu seçtim. Tabii asıl amacım fark edilmekti, ama içimdeki kadınları da yansıtmak istedim. Ve çok şükür bunları yansıtabilme şansı verildi bana.
KISKANÇTIM
* İçinizdeki kadını ilk yansıttığınız karakter de ‘Avrupa Yakası’ndaki kokoÅŸ Selin oldu herhalde…
Aslında daha önce baÅŸka dizilerde de oynadım ama Selin popüler oldu. Selin karakteri benim olmadığım, yapmadığım bir ÅŸeydi ama mutlaka benim içimde vardı bir koket, kokoÅŸ. ‘Bez Bebek’teki Nana ise içimdeki en masum, en naif, en bebeksi nokta açıkçası. O yüzden de seçtim bu projeyi.
* “Fark edilmek için oyuncu oldum” dediniz. Fark edilmek sizin için çok mu önemliydi, daha önce fark edilmediÄŸinizi mi düşünüyordunuz?
Olur mu, çok fark edildiğimi düşünüyordum, ta ki kardeşim doğana kadar. Tabii ki o çocuk kıskançlığı, bugünkü aklım olsa hiç öyle düşünmezdim. Kardeşim doğunca müthiş kıskanç oldum. Daha sonra da herkesin ilgisini çekmek doğrultusunda hareket ettim.
ROLÜM MİYADINI DOLDURDU
* ‘Avrupa Yakası’ndan ayrılmanıza herkes ÅŸaşırdı. Neden sizi bu kadar popüler yapan bir iÅŸten ayrıldınız?
Çünkü benim için miyadını doldurmuÅŸtu rol. YapabileceÄŸim her ÅŸeyi yaptım, rolü tabandan aldım tavana çıkardım. EÄŸitimim ve kendim için yurtdışına gitmem gerekiyordu. Tam o sürece denk geldi. Bir de gerçekten rolden artık… (kısa bir süre düşünüyor)
* Sıkılmış mıydınız?
Yok, sıkılmak da değil. İnsan sıkılır mı, bu işi severek yapıyorum, sıkılabilir miyim?
* Oyunculuktan sıkılmazsınız da rolünüzden sıkılabilirsiniz…
Yok canım. Lawrence Oliver kaç sene Hamlet oynadı, sıkıldı mı yani? Rekoru var dünyada en çok Hamlet oynayan adam diye.
* Amerika’da neler yaptınız?
Her ÅŸeyden önce dil öğrendim, sonra oyunculuk üzerine araÅŸtırmalar yaptım. Bir de Amerika’nın her yerini gezdim.
* Siz ‘Avrupa Yakası’ndan ayrıldıktan sonra internetteki forumlarda ‘Evrim Akın yok oldu’ gibi yorumlar yapıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Herkesin ağzı torba değil ki büzesiniz, söylerler. Şimdi üç tane işim dönüyor televizyonda, bunun üzerine bile yorum yapıyorlar. Halbuki özellikle, yaptığım dizi gayet başarılı ve her seferinde ilk beşe giriyor. Ama insanların gözüne gözükmüyor, ne yapsam yaranamadım!
* Bir dönem uzak durup bir anda üç iÅŸte birden ortaya çıktınız…
Ama bir oyuncunun dinlenmesi gerekiyor, ben ona inanıyorum.
* Bir oyuncunun aynı anda üç tane iş birden yapması ne kadar doğru, konsantrasyon dağılmıyor mu?
Şöyle doÄŸru, ben ‘Fort Boyard’ı temmuzda çektim, kanal bunu mart, nisanda yayınlıyorsa bu benim suçum deÄŸil. Diziye de eylülde baÅŸladım, hâlâ devam ediyor, çünkü tuttu. ‘Kocakafalar’ ise bana yine temmuz ayında gelmiÅŸti fakat o dönem ‘Fort Boyard’ı kabul ettiÄŸim için yapamadım. İş bana tekrar döndüğünde de, kabul ettim. ‘Bez Bebek’te çocuklara iÅŸ yapıyorum, ‘Kocakafalar’ ise büyüklere yönelik bir proje.
KİMSEYE YARANAMIYORUM
* Bu “Bakın ortadan kaybolmadım, ben buradayım” iddiası deÄŸil yani…
Hayır, hiç öyle bir çabam yok. Öyle olsa bütün televizyon programlarını gezerim, ki bir sürü televizyon programından arıyorlar, gitmiyorum. Benim böyle bir derdim yok çünkü. Sadece iş yapmak istiyorum, bütün meselem bu. Ama kimseye de yaranmak için bir şey yapmıyorum, kendi egomu tatmin etmek için, zevk aldığım işleri yapmak istiyorum.
* ‘Bez Bebek’ çok sevildi, hatta anneler çocuklarını televizyonun karşısından kaldıramamaktan ÅŸikayetçi…
Kimi yemeklerini bile dizi sayesinde yediriyormuÅŸ. Evet, tamam çok yayınlanıyor, ben de üzülüyorum bu kadar yayınlandığı için. Çünkü baktığınızda bu bana da benim iÅŸime de zarar. Kanal, ‘Bez Bebek TV’ye döndü adeta. Ama bunun önüne geçemiyoruz, sonuçta ipler kanalın elinde. Onlar bu kadar çok yayınlanmasını uygun görüyorsa, saygı duyuyorum, hiçbir ÅŸey diyemiyorum.
* Çocuklar bu diziyi neden bu kadar çok sevdi sizce?
Samimiyetten dolayı. Nana’nın samimiyeti geçti onlara. Çünkü bu da gerçekten içimdeki Evrim. Selin’i sevmelerinin nedeni de buydu, o da var benim içimde. Nana da öyle, benden bir parça.
ÇOCUK GİBİ YAŞIYORUM
* Bir oyuncunun içinde bir sürü insan yaşamazsa, oyuncu olarak başarılı olamaz mı?
Bilemem, benimki kiÅŸisel bir ÅŸey. Kendimle ilgili öznel yorumum. Ama bir oyuncu, “Ben Macbeth gibi yaşıyorum” derse, eyvallah, ona bir ÅŸey diyemem. Her yerde Lady Macbeth gibi gezer. Ben böyle yaÅŸamıyorum. Ben çocuk gibi yaşıyor, çocuk gibi bakıyorum hayata. Bir de içimdeki kadınlar var. Onları elimden geldiÄŸince bastırmaya çalışıyorum ve oyunculuÄŸumla patlatıyorum.
* ‘Kocakafalar’ı sizden önce Özgü Namal sunuyordu, çok da baÅŸarılıydı. Siz sunuculuÄŸu ondan devraldınız, hiç kendisiyle kıyaslanma gibi bir endiÅŸe taşıdınız mı?
Olur mu, Özgü ile okulda aynı sınıftaydık biz, Özgü benim sınıf arkadaşım. Öyle bir ÅŸey hiçbir zaman hissetmedik ki biz hep aynı parçaları oynadık okulda… Mesela hepimize Othello verilirdi, sekiz kız hepimiz Othello oynardık ve hiçbir zaman kıyaslanmazdık. Biz böyle yetiÅŸtirilmedik. O yüzden de hiç böyle bir kıyaslanma duygum yok. Özgü’yü de çok seviyorum ayrıca.
* Bildiğim kadarıyla siz ailenize bakıyordunuz. Hâlâ devam ediyor mu bu durum?
Bu, kardeşim okulu bitirse de, bir işe başlasa da, evlense de devam edecek. Çünkü annem ve kardeşim, babamın bana emanetidir.
* Bu genç yaşta omuzlarınıza çok mu yük yüklenmiş?
Bilmem, belki ben bunun için geldim dünyaya! Beni yormuyor, çok mutlu oluyorum bu durumdan.
* Arada bir mola almak istemiyor mu insan?
İşte onu Amerika’da yaÅŸadım ben. O zaman da bir boÅŸluk hissettim sadece. Ben hayatta nedensellik ilkesine, sebepsonuç iliÅŸkisine çok inanırım. Benim sonucum da buymuÅŸ. Ve ben bu durumdan hiç rahatsız deÄŸilim, son nefesimi verene kadar bu böyle devam edecek.
* Geçmişte verdiğiniz röportajlarınızda ikili ilişkilerinizi bir türlü yürütemediğinizi ve en uzun ilişkinizin altı ay sürdüğünü söylemiştiniz. Şimdi durum değişti mi?
Åžimdi yürütüyorum. İkinci senemdeyim. Nisan 4′te ikinci sene bitti ama ÅŸimdi sizin sayenizde hatırladım, kutlamayı unuttum…
* “Hemen sıkılıyorum” diyordunuz, o sıkılmalar bitti o zaman…
O zamanlar doğru erkeği bulamamışım demek ki. Şimdiyse doğru insanı buldum ve iki senedir gerçekten çok güzel giden bir ilişkim var.
* Sizi ilk beş yıl önce tanıdık ve o günden bugüne çok olgunlaştınız sanki. Neler değişti?
Çok ÅŸey deÄŸiÅŸti… Kıtalararası bir yolculuk yaparken, bir de kendi içimdeki yolculuÄŸumu yaptım. Kendimi keÅŸfettim, tanıdım, kendimdeki farklılıkları ve zaafları fark ettim. Ve bu noktada da artık tüm bunlara göre hareket etmeye baÅŸladım. Tabii bunlar yaÅŸla da çok alakalı, insan deneyimledikçe, yaÅŸadıkça deÄŸiÅŸiyor.
Sırf bu yüzden bunalıma girdim
* ‘Fort Boyard’da ÅŸimdiye kadarTürk takımları hep baÅŸarısız oldu veyenildi. Programın sunucusu olarak busizi hırslandırmadı mı?
Hırlanmaz mıyım, hırslandım tabii.Hatta açıkçası konsantrasyonum ve motivasyonum düştü. Ama şöyle birdurum var; programı yapan Fransa,yapımcımıza bir sözleşme yollamıştı veo sözleşmede, yarışmacılar kesinliklesporcu olmayacak, halktan, amatörinsanlar yarışacak diyordu. Yapımcımızda bu kurallara uydu. Fakat Sırbistan ve biraz da Bulgaristan buna uymadı.
* Merak ediyorum, rastlamadımama… Hiç Türk takımının yendiÄŸi biryarışma oldu mu?
Evet, yendiklerimiz var. Ya benresmen sırf bu yüzden bunalımagirdim. Yarışmacılar ve yapımcımız daçok üzüldü tabii ama bu tamamenkarşı takımların kurallara uymamasıylailgili bir ÅŸey. Bu arada geçen günöğrendim, bu yarışma Sırbistan veBulgaristan’da çok izleniyormuÅŸ ve50 share yapıyormuÅŸ.
kaynak: sabah.com.tr
